Fotoğraf Grubumuza katılın
Doğa Grubumuza katılın
Patikatrek organizasyonları Türkü Turizm güvencesi ile yapılmaktadır.
Belge no: 3959
YANIK YÖRE KULA

Kula adının nereden geldiği konusunda iki çeşit rivayet vardır. Birincisi Kule isminden geldiği. Sart (SARDES) kralı GİGES'in hasta olan kızının hava değişimi için burada bir kule inşa ettirdiğidir. İkincisi ise Lidyalılar döneminde ki eski bir yerleşim yeri olarak kurulan KLANODA isminden geldiğidir.

İlçenin kuruluşu eski Kula evlerindeki mermer kabartmalarında bulunan kitabeye göre Milattan önce 56. yıllarına dayanmaktadır.

Ayrıca şimdi ki adı Gökçeören olan belde de MEUNYA isimli Lidya şehri, Gölde köyünde KİYOLDİZ şehri, Encekler köyünde SAİTE şehri, Davala köyünde NUMALYA isimli şehir kalıntıları bulunmaktadır. Kula yakınlarında bulunan 2000 yıllık eski insan ayak izleri halen mevcuttur.


1300 yılında Selçuk Hükümdarlarından 3.Alaattin'in hizmetinde bulunan Germiyanoğulları'ndan Alişir oğlu Yakup Bey, Aydı oğlu Mehmet Bey komutasında ki bir ordu ile Lidya'ya girmiş ve merkezi bulunan Sardes'e kadar ilerleyerek Alaşehir'i de almıştır(1305).

Kısa bir süre sonra Bizans imparatorluğun Katalan kuvvetleri tarafından bu bölgeler geri alınmış ve Yakup Bey Kula ve Alaşehir'den geri çekilmiştir.

1299 yıllarında Kula, Kütahya'da bulunan Germiyan Beyliğine bağlı bir tımar idi. Tarihi kayıtlara göre Germiyanoğlu Yakup Bey ve Germiyan komutanlarından Umur Bey'le(Umur bin Savcı) Kula ve çevresini ele geçerdikleri tarihlerdeUmur Bey'in vefatından önce cenazesinin şimdi ki UMUR BABA denilen ve Kula'nın en yüksek tepesine defnedilmesini vasiyet etmiştir. (Bu mezar halen Kula ve çevre köy halkı tarafından ziyaret edilmektedir)

1305 yılından sonra ölen Yakup Bey'den sonra Germiyan uç beylerinden Mehmet Bey, Katalan kuvvetleri elinde bulunan Kula ve çevresini tekrar ele geçirmiştir.Mehmet Bey'in 1363 yılında ölümü ile Süleyman Şah beyliğin idaresini eline almıştır.

Mehmet Göl'ün Birgi Tarihi isimli kitabında Mehmet Bey'in Aydın Bey'in oğlu olup vefatından sonra Hızır Bey, Umur Bey, Süleyman Şah, İbrahim Bahadır Bey, İsa Bey adlarında beş oğlu olduğunu, 1334 yılında vefatında, idaresi altındaki yerlerin oğulları arasında paylaştırdığı kaydedilmektedir.

Türkiye'nin en genç yanardağlarının bulunduğu ve 2000 yıl önce Katakekaumene (yanık yöre ) adı konulan yörede kurulmuş tarihi evleriyle,şifalı kaplıcalarıyla , Yunus Emre'nin hocası Tabduk ve Yunus Emre Türbeleriyle, peri bacalarıyla ünlü Manisa İline bağlı şirin bir ilçedir.

İzmir-Ankara karayolu üzerinde İzmir'e 143 km uzaklıkta Kavacık kaşı denilen tepeye geldiğinizde Divlit yanardağının eteğinde uykuya yatmış,kara taşlarla iç içe koyun koyuna uzanan kırmızı kiremitli evler,gökyüzüne birer mızrak gibi uzanan minareleriyle sizleri selamladığını görürsünüz....
Biraz sonra Kula'yı bir uçtan bir uça geçen karayolunun solundan Kula'ya girdiğinizde artık Katakekaumene'de tarihle iç içe yaşayan Süleyman Şah'ın ,Yunus Emre'nin ve onun çok sevdiği hocası Tabduk Emrenin diyarındasınız.Bir dönem Germiyan Oğullarına başkentlik eden,coğrafik yapısı bakımından ve tarihi ahşap evleriyle ,taş döşeli arnavut kaldırımlı daracık sokaklarıyla,çukur çeşmeleriyle yalnız Türkiye'nin değil belki de dünyada eşi menendi olmayan nadide bir ilçede Kula'dasınız.

Kula hala eski kimliğini sırtında taşıyan ,geçmişine sıkı sıkı bağlı tarihi,turistik kimliliğiyle başlı başına bir açık hava müzesi durumundadır.


İzmir'den Ankara'ya doğru yola çıktığınızda antik Sardes kentini ve Salihli'yi arkanızda bıraktıktan sonra gök bildiğiniz mavidir,ama toprak siyah,boz,kül rengi ve kirli kahvedir.Yöre sanki yakın bir zamanda yangından çıkmış gibidir.Etkileyici vahşi doğa yüzey biçimleri yer yer ürperti verir insana.
Üzerlerinde tek tük ağaççıklar ve çalılıkların boy attığı irili ufaklı konik tepeler,siyahi geniş çukurlar,erozyonun sel yatakları gerçek üstü heykelleri andıran garip biçimler ve derin vadiler oluşturduğu toprak parçaları cüruf yığınları katılaşmış izlenimi veren lav akıntıları,işte size insanların verimsiz ve çirkin toprak parçası diye baktığı aslında Türkiye'nin en önemli "jeolojik miras"larından birisi Kula.

Strabon bazı eski tarihçilerin burasını Zeus tarafından yenilgiye uğratılan "Typhon 'un acı çektiği yer" olarak kabul ettiğini yazar.Bu yanmış topraklar üzerinde l.l milyon yıl önce başlayan volkanik faaliyetlerin 2-3 bin yıl öncesine kadar sürdüğü 68 adet büyüklü küçüklü volkan konilerine sahip yanık yöre Katakaumene Ege bölgesinin doğudan batıya uzanan en büyük tektonik çukurlarından "Gediz Oluğu" üzerinde yer alan bölgesidir.

Kula volkanları insansız ve zamansız çağlara,yer kürenin ve Anadolu'nun oluşum günlerine açılan bir kapısı.Kula ve civarı yani Katakaumene yanık yöre dünyanın doğal ve kültürel mirasına armağan edebileceğimiz eşsiz bir mücevher.


Ne Yenir ?


Tahinli pide...

Yapmadan Ayrılma


Kula evlerini görmeden, Kula semt pazarından alışveriş yapmadan,Kula battaniyesi satınalmadan,Türkiye'nin en genç yanardağlarını görmeden bir de Yunus emrenin Hocası Tapduk Emre dergahının bulunduğu,halkının yarısından fazlasının isminin YUNUS olduğu EMRE köyünü ziyaret etmeden ayrılmayın...