Fotoğraf Grubumuza katılın
Doğa Grubumuza katılın
Patikatrek organizasyonları Türkü Turizm güvencesi ile yapılmaktadır.
Belge no: 3959
MERHABA KEŞİF DOSTLARI

Patikatrek Doğa Sporları aracılığıyla katıldığınız dağcılık, doğa sporları, rafting, fotoğraf gezileri, jeep-safari ve doğa yürüyüşleri gibi her aktivite ile takım olma becerisi kazanacak, bir bütünün parçası olarak her zaman kendinizi daha faydalı bir birey olarak görecek, takım arkadaşlarınızla birlikte heyecan ve macerayı yasarken, kendi sınırlarınızı da yeniden keşfedeceksiniz. Deneyim ve eğitimli hocalar eşliğinde yaptığımız fotoğraf gezilerinde ise ışık avcılığı yapacak,Türkiye'nin keşfedilmemiş manzarasını fotoğraf karelerine yansıtırken her faaliyette yaşadıklarınızla evinize daha huzurlu ve daha mutlu döneceksiniz.

KEŞİF YOLUNUZ  AÇIK VE AYDINLIK OLSUN.

  • EĞİTİM VE SEMİNERLER
    Doğa Sporlarında en kötü kaza "Kırıklar ve İlk Yardım"

    Bir doğa sporcusunun başına gelebilecek en kötü kazadır Kırık. Yaşam alanları içinde gerçekleşen kazalarda karşımıza çıkan kırıklara kurallarına uygun davranarak tepki vermek mümkün iken,vahşi doğa koşulları içinde ve alışık olmadığımız şartlar altında bu tepki farklı olabileceği gibi ölümcül veya uzun süreli sakatlıklara meydan verecek şekilde gerçekleşebilir. Hazırlıklız, bilinçsiz ve donanımsız olarak doğada seyahat edenlerin sıklıkla karşılaşma ihtimali olan kırıklarda gerektiği şekilde ilk yardım ve uygun tedavinin uygulanması  çoğu kez mümkün olmaz. Doğa yürüyüşleri veya spor amaçlı doğa seyahatlerinde,  doğanın büyüsüne kapılarak,bir anlık dikkatsizlik veya konsantrasyon eksikliği veya kural dışı  fevri davranışlar sonucunda yapılacak ters bir hareket kırıklarla karşılşama ihtimalini güclü kılar.

    Bir kaza durumunda ilk yardım uygulamaya hazır olabilmek için yapacağınız en doğru şey bir ilk yardım kursuna devam etmek ve ilk yardımın nasıl verileceğini öğrenmektir. Aşağıdaki satırlarda bazı genel bilgiler bulacaksınız ama ilk yardımın nasıl uygulanacağını öğrenmek için mutlaka bir  kursa katılmanız gerektiğini unutmayın...


    Herhangi bir kuvvet zoru ile kemik bütünlüğünün bozulmasına kırık denir.

    KIRIK ÇEŞİTLERİ ;
    a - Açık kırık
    b - Kapalı kırık
    c - Müşterek Kırık (önemli organların mide, bağırsak, ciğer, beyin gibi önemli organların tahribatıyla birlikte  

         görülen kırıklardır)
     
    KIRIKLARDA GENEL DUYGU VE BULGULAR
     Kırık yerinde ve yakınında ağrı
     Dokunmaya karşı hassasiyet
     Şekli bozukluğu
     Şişlik, morluk
     Hareketsizlik ve kuvvetsizlik
     Kırık kemiklerin birbirine sürtünme sesi

    KIRIKLARDA GENEL TEDAVİ KURALLARI

    • Eğer deride varsa yara üzerine steril bir pansuman ya da mendil koyup sarınız.
    • Yara içinde görülen kemik parçalarını çıkarmaya çalışmayınız. Kanama yapabilir. Daman ve sinirleri yaralayabilirsiniz. O kısmın üzerine steril pansuman koyunuz. Sonra bir bezi simit şeklinde katlayıp delik olan kısmı ortaya gelecek şekilde yerleştiriniz En üst kısmına kalın pamuk ya da sünger tabakası koyunuz. Sarınız.
    • Kırık olup olmadığını önce elbisesi üzerinden hafifçe elle muayene ederek saptamaya çalışınız.
    • Elle hoyratça muayene etmeyiniz Kırık yerini oynatmayınız. Ağrı şoka yol açabilir. Kırık kemik uçları damar ve sinirleri yaralayabilir.
    • Kırık uçlarını hareketsiz yapmak için kırık yerini tespit ediniz. Kol ya da bacağın her iki yanına kalan karton ya da tahta koyup sargı bezi, eşarp, kravat ya da gömlek parçaları ile sarınız.
    • Tespit için kullanılan karton, tahta gibi gereçler kırık yerinin bir üst ve bir de alt tarafındaki eklemlerin ötesine kadar gelecek uzunlukta olmalıdır. Bu araçlara atel adı verilir. Atellerin tene gelen kısımları pamuk ve bezlerle beslenmelidir.
    • Şok varsa önleyiniz.
    • Kanama varsa bilinen önlemlerle kanamasını durdurunuz.
    • Kırık yerin üzerine havluya sarılı buz torbası koyunuz.
    • Yaralı kısmı kalp seviyesinin yukarısına kaldırınız.
    • Kırılan uzuv tespit edilmelidir. Hangi durumda bulduysanız o durumda tespit ediniz. Kırığı yerine koymaya çalışmayınız. Gereksiz dokümanlardan kaçınınız.
    • Ambulansla ortopedi ve travmatoloji kliniğine gidiniz.


    OMURGA KIRIKLARINDA İLK YARDIM
     

    • Çoğu kez yüksek bir yerden düşme yad da trafik kazaları sonucu omurgada kırık ve bazen içinden geçen omurilikte değişik derecelerde yaralanmalar olabilir.
    • Yaralıyı muayene etmeden, belinde yad da boynunda ağrısı, başka bir şikayeti olup olmadığını sormadan döndürmeyiniz. Ayağa kaldırmayınız.
    • Kesin tam bilinmedikçe belinde ağrısı olan böyle bir yaralıda kırığın da olabileceğini unutmayınız. Kırık olmadığı kesin olarak saptanıncaya kırık var gibi hareket ettiriniz.
    • Eğer omurgasında bir kırıktan şüpheleniyorsanız, yaralıyı yerinden kaldırmadan altına genişçe ir tahta ya da kapı yerleştiriniz.
    • Baş ve boynunun her iki yanına ayakkabılarını ve katlayarak elbiselerini koyarak boynunun oynamasını önleyiniz. Eğer elinizde kum torbası varsa onu da koyabilirsiniz. Naylon torba içine kum veya toprak doldurarak kum torbası yapabilirsiniz.
    • Yaralıyı omuzlar, havsala, uyluk diz altı ve ayak bileğinin üzerinden geçecek şekilde geniş bezlerle tahtaya bağlayınız. Böyle taşıyınız. Röntgen çekilip kesinlikle kırık olmadığı saptanmadıkça ayağı kaldırmayınız.
    • Aksi durumda kendiliğinden iyi olabilecek bir omurga kırığı, yaralı kişinin kaba muayenesi ayağa kaldırılması ya da uygun olmayan taşıma koşulları nedeniyle omurilik zedelenmesi olabilir. Bunun sonucu bacaklarda felç, halsizlik, idrar ve büyük abdestini tutamaması gibi çok önemli sonuçlarla bitebilir.
    • Yara varsa steril pansuman koyunuz.
    • Şok durumuna göre önlem alınız.
    • Ağrısını dindiriniz.

     
    ÖN KOL KIRIKLARINDA İLK YARDIM


       1- Kazanın olduğu yerde yaralının ceketi çıkarılmadan kırık olan tarafında eli karşı omuza gelecek şekilde kol

           göğüs üzerine konur ve göğse sarılır.
       2- Önkolda üçgen sargı ya da tülbentle boyuna asılır.
       3- Eğer elinizde tespit için hazır gereçler (atel) ya da tahta, kalın karton varsa kol ya da önkolun her iki yüzüne

            bunları uygulayınız.

       4- Gömleğinizden yırttığınız bezlerle kravat, eşarp ya da sargı bezi ile kırık yerinin

            yukarısında ve aşağısından bağlayınız.
       5- Kolu göğüs üzerine koyup başka bir eşarp ya da üçgen sargı ile sarınız. Önkolu da üçgen sargı, tülbent ya da

            eşarp ile boyuna asınız.
       6- Önkol ve kolunuzun kalp seviyesinin üzerinde durmasını sağlayınız. Böylelikle daha az şişlik olur.
       7- Kırık yer üzerine buz koyunuz.
       8- Bilezik varsa çıkarılmalıdır.


    KÜREK VE KÖPRÜCÜK KEMİĞİ KIRIKLARINDA İLK YARDIM

     

    1. Kırık tarafın koltuk altına ufak bir pamuk topağı ya da katı bir bez koyup kolu eşarp ya da tülbentle boyuna asınız
    2. Kırık yer üzerine buz koyunuz.
    3. Yaralıyı oturur durumda ve ambulansla hastaneye götürünüz.
    4. Eğer üçgen sargı ya da eşarp yoksa yaralı elinizi ceketinizin iki düğmesi arasında içeri sokup aynı taraf ceket eteğinin yukarı kaldırıp iğneleyiniz.
    5. Şekilde görüldüğü gibi bir omuz üzerinden gelen sargıyı (katlanmış bir tülbent) karşı taraf koltuk altından geçirip arkada bağlayınız. Diğer sargı ile aynı işlemi karşı tarafa yapıp arkandan birbiri ile ve ilk sargının uçları ile düğüm ediniz. Bunları yaparken omuzları arkaya doğru çekiniz.

     
    BACAK KIRIKLARINDA İLK YARDIM

     

    • Bacakta kırık varsa kaza yerinde yaralının pantolonunu çıkarmaya çalışmayınız.
    • Eğer yara varsa pantolonu dikiş yerinden sökünüz ya da kesiniz. Yara üzerine temiz mendil ya da pansuman koyup üzerinden sarınız. Böylece açık bir kırıta yaradan mikropların girmesini önlemiş ve kanamanın durmasını sağlamış olursunuz.
    • Eğer elinizde uzun tahta ya d da kalın karton varsa uzun olanın dışta ayak bileğinden bele kadar, kısa olanını da içi tarafta ayak bileğinden kasığa gelecek şekilde bacağın her iki yanına yerleştiriniz.
    • Ayak bileğinin üzerinden diz altından ve üstünden gömlek parçası, eşarp, kravat ya da sargı bezi ile bağlayınız.
    • Eğer elinizde tespit için hiç bir gereç yoksa kırık olan bacağı sağma bacağa sararak tespit ediniz.
    • Kırık yara üzerine buz koyunuz.
    • Sırtüstü yatar durumda ve sedye ile hastaneye gönderiniz.

     

    AYAK VE AYAKBİLEĞİ KIRIKLARINDA İLK YARDIM

     

    1. Kişinin yaralanmış ayağındaki yaraların üzerine temiz bir mendil ya da pansuman koyup sarınız.
    2. Yumuşak bir kare şeklindeki bir yastığın ortasına ayağı yerleştiriniz.
    3. Yastığın kenarları önde birbirine yaklaştırınız., çengelli iğne ile tutturunuz. Gerekiyorsa üzerinden sargı bezi ile sarınız. Yastık içine koymadan önce buz uygulayınız.
    4. Kalp seviyesinin üzerinde tutunuz.


       
  • HABERLER-DUYURULAR
    İzmir Fotoğraf Akademisi Fotoğraf dünyasına renk katıyor

    Alanında uzmanlaşmış fotoğraf Sanatçılarının öncülüğü ve sanat danışmanlığında,fotoğraf aracılığıyla sosyal sorumluluk proje ve çalıştayları oluşturmak,Türk Fotoğraf camiasına yeni kazanımlar sunmak hedefiyle kurulan İZMİR FOTOĞRAF AKADEMİSİ Ocak 2012 başından itibaren çalışmalarına başladı. Yoğun bir çalışma programıyla şekillenerek hedeflerin belirlendiği  bu fotoğraf yolculuğunda fotoğraf severlere yönelik faydalı işler yapmayı hedefleyen Akademi, Temel Fotoğraf Eğitim seminerleri ile start verdiği fotoğrafçılık serüveninde, alanında uzman akademisyenler ile eğitsel söyleşiler, seminerler, sunum ve sergi çalışmaları, dijital fotoğraf işleme atölyeleri, fotoğraf baskısı ve İleri fotoğrafçılık teknikleri üzerinde yaptığı uygulamalı çalışmalar ile fotoğrafa ilgi duyan her yaş grubundan insana yön veriyor…

     

    İzmir Fotoğraf Akademisine bir yıllık üye olarak, bu yolculukta yerlerini alan fotoğraf severler, bilgiyi beklentisiz paylaşarak, gönüllülük duygusuyla Akademinin fotoğraf konulu çalışmalarında görev alıyorlar. Haftada iki gün içinde yapılan programlı eğitsel çalışmalar, hafta sonlarınd uygulama ve ödevler ile pekiştiriliyor.

     

     İzmir Fotoğraf Akademisi bünyesinde Fotoğrafçılık Temel eğitimlerini tamamlayan fotoğraf severler, sıkı bir çalışma ve fotoğrafçı disiplini ediniyorlar. Konu bazlı dönem ödevleri, konulu fotoğraf proje çalışmaları ile bir yıl gibi bir sürede uzmanlaşmanın hedeflendiği bu periyotta “fotoğraflar duvara asılıncaya kadar pes etmek yok” sloganı benimsenmiş. Proje ve ödevler, alanında uzmanlaşmış usta fotoğrafçıların takibi altında. Sürekli en iyiye ulaşıp üretmek üzerine oturtulmuş idealist felsefe, büyük bir heyecan duygusu ile yaşama geçirilmeye çalışılıyor.

     

    Akademinin kapısından ilk adımı atanlar, fotoğrafın çıkış tarihini öğrenerek başladıkları eğitsel çalışmaları esnasında üç ay gibi bir sürede Fotoğraf tekniğini, fotoğraf makineleri ve çalışma prensiplerini, Işık - Renk bilgisi ve ışık kullanımı ile Kompozisyon sanatının tüm inceliklerini öğreniyorlar.

     

    İzmir Fotoğraf Akademisi çalışmalarının ikinci aşamasında yoğun bir uygulama dönemi var ki, fotoğraf makinesini eline alan herkes olgunlaşmış bir bilinçle ve farkındalıkla basıyor deklanşörlere. Elde edilen tüm fotoğraflar sıcağı sıcağına değerlendirmeye alınıyor;  teknik kriterler ışığında yapılan yorumlar esnasında eksikler tamamlanıyor, gerekirse yeni çekimler yapılıyor ve hedeflenen fotoğraf elde edildiğinde ise gelecekte üye adına ortak çalışmalarda kullanım için veri bankasında arşivleniyor.

     

    Fotoğraf çekim uygulamaları ağırlıklı olarak konu bazlı ve alanda yapılıyor. Çekim için gerekli olan ön çalışmalar titiz bir şekilde planlanarak, çalışmaya katılanlara uygun platform hazırlanıyor, gerekli çekim izinlerinin tamamı İzmir Fotoğraf Akademisi tarafından alınıyor. Alanda yapılan çekimlere katılan her fotoğrafçı Akademinin hazırladığı yaka kartları ile çekim alanında yer alıyor. Alan çekimleri yoğun kalabalıklar şeklinde değil, üç en fazla dörderli çalışma grupları halinde ve serbest olarak yapılıyor; gruplar arası iletişim telsiz haberleşme ağı ile sağlanıyor. Her bir katılımcının mutlak fotoğraf alımının hedeflendiği alan çekimlerinde katılımcıların çekimler esnasında karşılaşabilecekleri tüm sorunlar hakkında mutlaka ön bilgi veriliyor. Her ay en az bir kez olmak üzere farklı dallarda düzenli eğitim seminerleri organize edilerek üyelere ek bilgi desteği sağlanıyor. Yine her ay an az iki kez organize toplu uygulama çekimleri yapılıyor. MART- KASIM ayları arasında her ay en az ikişer günlük bir fotoğraf kampı mutlaka organize ediliyor. Fotoğraf kamplarında kamp ekipmanları ve diğer lojistik destekler yine Akademi tarafından karşılanıyor.

     

    İzmir Fotoğraf Akademisi Kurulus Manifestosu

     

    1-      İzmir Fotoğraf Akademisi; üyelerinin fotoğraf bilgi ve deneyimlerini paylaşabileceği eğitsel, sosyal bir çalışma grubu ortamıdır ve kapıları fotoğraf çeken herkese açıktır. Profesyonel, ileri amatör, yeni başlayan ya da fotoğrafı bilinçli çekmek isteyen herkes, Akademi imkânlarından yararlanabilir. Bu çatı altında yer alan her birey, ister kendi özgür iradesiyle isterse uzman desteği  alarak kendisini mutlu hissedeceği bir uğraşı yaratabilir, gönüllülük esasıyla görev alıp, isterse yaratıcı fikirler sunarak Akademi çalışmalarına destek verebilir.

    2-     İzmir Fotoğraf Akademisi sadece Fotoğraf üzerinde eğitsel çalışmalar yapmak üzerine yapılandırılmış olup, her bir katılımcı bu yapı içinde kendisini geliştirebilir, diğer üyelerle bilgi, deneyim ve fotoğraf paylaşarak daha iyi fotoğraflar üretmeye doğru keyifli bir yolculuğa çıkar.  Akademi, takım ruhu içinde çıkılan bu yolculuğa üretken ve yaratıcı bir statü kazandırarak; fotoğrafçının kendisini geliştirici ve fotoğraf sanatına katkılarını destekler; üyelerine çeşitli özel olanaklar, avantajlar ve organizasyonlar sağlar; çözüm ortaklıkları yaratır. Üyelerine özel koşullarda Sergi, Gezi, Yayın gibi özel imkânlar sunar, benzer birçok etkinliği amacına uygun ve üretime dönük sonuç elde edecek şekilde organize eder.

    3-    İzmir Fotoğraf Akademisi, Fotoğraf konuşanların sesi olmayı hedeflerken, Fotoğrafçı ve fotoğraf severlere sosyal ve saygın bir platform oluşturur. Üyelerinin önerileri, şikâyetlerini ve taleplerini önemser. Profesyonel, amatör ve yeni başlayanlarla hep eşit mesafede durmaya özen gösterir...

    4-     İzmir Fotoğraf Akademisi, her fotoğrafçıya, konusu ne olursa olsun her türlü fotoğrafı nerede ve nasıl çekebilecekleri konusunda rehberlik eder, profesyonel danışmanlık hizmeti sunar.

     

    İzmir Fotoğraf dünyasına kaliteli hizmet sunmak gayesi ile yola çıkan ve bünyesinde,ortalama kırk kişinin rahatlıkla oturabileceği bir toplantı ve gösteri salonu, 50x75 cm  boyutlarında  30 adet fotoğraflık sergileme alanı,wireless internet bağlantısı ve klimalı ortamı, Minik bir yayın arşivi, fotoğraf severlere en uygun fiyatlarla malzeme ve ekipman temini amacıyla kurulmuş, kar amacı gütmeyen bir ürün vitrini ve Mütevazi bir Fotoğraf çalışma stüdyosu bulunduran İzmir Fotoğraf Akademisine çalışmalarında başarılar diliyoruz…

     

     

     

     

  • YOL HİKAYELERİ
    Bir Doğa Yürüyüşü sonu ve akılda kalanlar

    Doğada geçirilen zamanlardan sonra bedeninizde bir sersemlik hissetseniz de geriye kalan haz paha biçilmez oluyor hep. Bilmiyorum, doğayı sevmeyip de ısrarla doğa yürüyüşlerine katılanlar var mıdır,ama bizler her pazar doğa yürüyüşü amaçlı buluşmamızda aşkların en güzellerinden birini yaşıyoruz. 14 Şubat sevgililer günü öncesinde göze batan eğlence, hediye ve tüketim çılgınlığına karşı, bu pazar yapmış olduğumuz doğa yürüyüşü erken bir kutlama gibiydi aslında..Dile getirmeye fırsat bulamasam da hissettiğim,doğa ile birlikteliği gönlüne sığdırmış insanların "sevgililer günü" kutlamasıydı sanki...Her fırsatta doğa yürüyüşleri sayesinde kucaklaştığımız doğa ile sevdamızı yaşadık bir kez daha...Sert esintileri ile ürpertip,güneşi ile ısıtıp, bulutu ile gölge edip beş duyuyu da harekete geçiren doğa ile bir arada olmak hep güzel,yine güzeldi...Bitmez hiç onunla yaşadığımız aşk...


    Bu hafta sonu ekibimizle Keltepe'ye yürüdük.Armutlu'dan başlayan doğa yürüyüşümüzde güneş bizimleydi çokça. Bir ara yüzünü asar gibi oldu.O ara bulutlar bir kaç yağmur damlasını bizden esirgemedi.Sonra yine güldü yüzü. Esti rüzgar ara ara..Ama güneş hep içimiz ısıttı.Kar da vardı yer yer...Yeşil-beyaz cümbüşünü siz hayal edin artık... Hele hele öyle bir yerde soluklandık ki görülmeye değerdi...Manzarada Çıplakdağ,Mahmut Dağı,Gelindağ,Nif Dağı,biraz ileri de Spil ve en gerilerden bile kendini gösteren Dumanlıdağ....Karlı zirveleri ile hepsi ışıl ışıl ve görkemli...


    Artık güneşli günleri bekliyoruz biz buralarda...Hepsi bu kadar işte;İzmir'de kış kıyamet denilen...Hani bir kaç soğuk gün daha, belki bir iki gün sulu kar ..Uzun uzun yağmurlar da olur belki...Ama bademler çiçeklendiler.. Aldanmışlar mıdır ki?Bizim bahçedeki badem için annem şöyle diyor..."Güneşi görünce aldandı!"...Nasıl güzel bir aldanıştır bu?Pespembe bir duruş,kışa rağmen...


    Badem ağaçlarının bu tatlı şımarıklığına karşılık ,Kardelen'ler buğulu ve mağrur güzelliklerini  narince göstermeye başlamışlar...Korkak ve utangaç....Biz de onları görmek istedik..Güzelliklerinden nasiplenmek belki de....Onlar da bizi üzmediler....Uzatmışlar artık narin boylarını...


    Aslında hepimiz az çok biliyoruz Kardelen'leri...Ama yine de onlar hakkında bir kaç bilgiyi paylaşmak  isterim.Bir çenekli ,çiçekli bitkiler familyalarından biri olan Nergisgiller(Amaryllidaceae) içinde sınıflandırılan Galanthus cinsi bitki türlerinin ortak adıdır Kardelen...Çok yıllık,soğanlı ve otsu bir bitkidir.Kar Çiçeği,Kış Çanı gibi isimleri olsa da halk arasında Garipçe,Öksüz Ahmet,Aktaş,Boynu Bükük,Karga Soğanı,Akça Bardak olarak bilinir...Aslında şu Öksüz Ahmet ve Karga Soğanı denmesinin de mutlaka bir hikayesi olmalı..Keşke bu yazıyı okuyan biri bilse de bizimle paylaşsa...


    Mesleğim açısından bakınca da Kardelen çok değerli bir bitki aslında...İçerdikleri alkaloidler ve lektinler nedeniyle ilaç olabilme özelliği taşıdıkları için pek çok araştırmaya konu oluyorlar.Halk arasında toprak üstü kısımları kalbi kuvvetlendirici,mideye iyi gelen ve adet söktürücü etkileri nedeniyle ilaç olarak kullanılıyor.Toprak altı kısımları ise taze halde iken ezilerek çıbanları olgunlaştırmak için lapa olarak kullanılıyor.


    Türkiye'de 14 türü doğada kendiliğinden yetişen bu güzel bitkinin bazı türleri ihraç edilmekle birlikte ,bazı türlerinin de soğanlarının toplanarak ihraç edilmesine yasak getirilmiş.Tabi pratikte ne kadar uygulanıyordur araştırmak gerekir!


    Şimdi gelelim bizi en çok ilgilendiren bölüme...Kardan sonra,buzlu havalarda narin gövdesini uzatıp ters çiçeklerini açmaya başlar Kardelen...Bu mevsimlerde rüzgar ve yağış fazlalığı nedeniyle koca koca ağaçlar devrilirken ona bir şey olmaz.Işığı sever,ıslak ve nemli toprak ister .Ama en çok da rahatsız edilmek istemez.Çünkü çiçekler biterken tohumlar oluşuyor...O tohumlar havada uçuşup yeni bir yerlerde yeni kardelenlere öncülük ediyor.İşte bizim için en değerli bilgi bu olsa gerek....Mis gibi toprak kokusu eşliğinde ormanlar içinde yürürken ya da fotoğraf çekerken ,onun bu narin haline saygı duymamız gerekiyor...


    Bir hafta sonunda daha yamaçlarda kardelenleri gözetleye gözetleye, patikalardan yuvarlana yuvarlana akşamı ettik ve Ören'de bitirdik yürüyüşümüzü...İki dev çınar ağacının arasındaki bir kahvede yorgunluk çayları içildi. Gözüm bir ara fırının camındaki "Ekşili Ev Ekmeği" yazısına takıldı..Sonrası malum...Akşam saati tükenen ekşi maya ekmek peşinde koşuldu pek tabi ki....Biraz daha erken bir saat olsa ,yöreye ait başka bir yiyeceği de tatma imkanımız olurdu belki...Nasıl sürdürebiliriz ki başka türlü geleneksel beslenme şeklimizi?Destek olmak için ,her gittiğimizde bulabilmek için "iyi ve güvenilir gıda"nın bu küçük yerlerden satın alınması taraftarıyım...Köylerin ,kasabaların bu anlamda ayakta tutulmasına katkımız olmalı...


    Evet ,işte yine geçti gitti bir pazar daha..Seviyorum hissettiğim bu yorgunluğu..Memleketimin tepelerini dolaşıp, sırtlarını arşınlayıp yine eve döndüm.Bu sefer Kardelen çiçekleri eşlik etti güne..Hem dupduru bir tazelik, hem de bir o kadar buğulu ..Bembeyazdılar üstlerindeki su damlaları ile ama gönlüme renk kattılar...Mutluyum.

    Hülya ŞENOĞLU
    PATİKATREK ile Armutlu-Keltepe-Ören Rotası
    .